Goodreads helps you follow your favorite authors. Be the first to learn about new releases!
Start by following Oruç Aruoba.

Oruç Aruoba Oruç Aruoba > Quotes


Oruç Aruoba quotes (showing 1-27 of 27)

“Kendi olarak, sana gelen-
sana gereksinimi olmadan, seni isteyen-
sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen-
kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan- -
O, işte...”
Oruç Aruoba
“Yaşamında, şunları da yaşayabileceksin:-
1) Birisini, ona söyleyecek birşey bulamadığın için, aramak…
2) Birisini, onu artık göremeyeceğini söylemek için, beklemek…
3) Birisini, onu görmemeye dayanamadığın için, terketmek… Neler yaşamayacaksın ki!…”
Oruç Aruoba, de ki işte
“İnsanca özlemler dünyaya uymuyorsa, bozuk olan dünyadır, insanca özlemler değil.”
Oruç Aruoba, ile
“Ne cevap verir? diye söylemekten korktuğunuz
-Seni seviyorum- cümlesi, bir soru değil ki cevabı olsun”
Oruç Aruoba
“Yol, anlamını durakta kazanır...”
Oruç Aruoba, benlik
“Hiçbir ilişki eksik değildir-her ilişki , o kadarıyla , o biçimiyle , o süresiyle , tamdır.

Ama her ilişkinin farklı girdi-çıktıları, düzensiz bir çeperi, değişken yoğunlukta bir içeriği vardır: Bu anlamda da, hiçbir ilişki , 'son'una kadar 'tamam' değildir-her ilişki 'tamam' lanmadan biter.

Ama, her ilişki , o iki kişinin her karşı karşıya gelişlerinde , yeniden başlar-ve, ayrılmalarıyla, yeniden, biter.

İşte:tamdır her ilişki-'tamam' lanmadan tamamlanır...”
Oruç Aruoba
“Hani, çok önceleri, "Sadakat nedir?" diye sormuştun bana; ben de şöyle bir şey söylemiştim:-
'Sadakat', kişinin kendinde bir kişiye bir yer ayırması, ve o yeriş hep onun için korumasıdır;
'sadakatsizlik' de, kişinin o yerin korunmasını savsaklamasıdır;
'ihanet' ise, kişinin, o yerine, başka bir kişiyi sokması-
"Olur mu ki bu-" demiştin sen de: " başka bir kişiyi sokamaz ki o yere, o kişi; onun için açmışken o yeri- başka bir kişi giremez ki oraya...?”
Oruç Aruoba, ile
“Gün olur, hiçbir şey yapmak gelmez içimden; ya da : hiçbir şey yapmak gelir.”
Oruç Aruoba
“Gidiyorsun:
Bütün kendimi göndersem seninle
Götürür müsün?”
Oruç Aruoba
“Kendin olmayı yeniden öğrenmen gerek - yıllar yılı unuttun onu yalnızca: Bunu da "koşullar"a, "hayatın akışı"na, "sorumlulukların"a falan bağlamaya kalkışma - bahane bulmaya çalışma: Sendin, sendeki asıl senin anlamını, önemini, değerini gözardı eden: korkaklıkla işin kolayına kaçan...
O işte şimdi hesabını soruyor o sahici senin, senden: ne yaptın sen sana?

Oruç Aruoba /Hani/ 30”
Oruç Aruoba
tags: hani
“İlişki olması; yani, karşılıklılık taşıması için, şöyle bir şey gerekli galiba:-
Kişilerden birinin, öteki kişinin beklediğini, istediğini, umduğunu, o hiç beklemezken, istememişken, ummazken, gerçekleştirmesi- kendiliğinden, ve onun için:-
Bir armağan, işte -”
Oruç Aruoba, ile
“Yavaştır yaşamının anlamı.”
Oruç Aruoba, hani
“Kişi sevdiğini hep sonradan mı anlar?
Dilegetirişin çifteanlamlılığı (Türkçenin bazen inanılmaz olan bağlantısallığı) da yerli yerindeydi:
"Sevdiği'ni" / "Sevdiğini"
Seni de, seni sevdiğimi de , sonradan anlamıştım; sen de, şimdi, gitmiş olduğundan, bu anlamanın da hiçbir önemi kalmamıştı artık.
Bir yitim, bir hiçlik, bir boşluk daha bulmuştum, işte bu anlamla-
Bunu hemen yazmam gerektiğini düşündüm.
Geri döndüm, yazdım.”
Oruç Aruoba, ile
“Savunmasız ve korumasız : ama güçlüdür - kendisinin sen yokolduktan sonra varolmasını sürdüreceği düşüncesi yavaştan ve derinden kaygılandırır onu (senin de ciğerine oturur onun bunu düşünmesi); ama, merak etme: Güçlüdür, güçlü olacaktır, yeterince - yeter, kendine -
sen gidince de...-”
Oruç Aruoba, hani
“-Seni aşağılayabilirim, sana her türlü suçlamada bulunabilirim, senden her şeyin hesabını sorabilirim: ama senin ile yaşadıklarıma yapamam bunların hiçbirini - ne aşağılama, ne suçlama, ne de hesap sormaya el verir onlar, o, yaşadıklarım(ız)---
Senin ile benim ilişkimizde var olanlar -var ettiklerimiz- seni de beni de, aşan şeylerdir-
Onlar var
dır
lar; var
ettik onları-
el süremeyiz
onlara...”
Oruç Aruoba
“Birisine bağımlı olmak, onu bağımlı kılmanın bir biçimi olabilir...”
Oruç Aruoba
“Bir zavallı ile bir alçak olma arasında gidip geliyor, kendimi yargılamam”
Oruç Aruoba, benlik
“Bu kadar şey yaşadıktan sonra, şu "yaşam bilgeliği" denen şeyden bir nebze bile edinememiş olmam - ne demeli: garip mi, doğal mı?...
Hep -hala- çok yalın - basit ölçülerle bbakıyorum yaşama: 'doğru'-'yanlış', 'haklı'-'haksız', 'değerli'-'değersiz'...Belli noktalarda saçma olduğu ortaya çıkan ölçüler.-
-Peki, bu pek 'geleneksel' ölçüler ile , yürütmeğe çalıştığın 'devrimci' özgürlük anlayışını nasıl bağdaştırıyorsun, Hmeşerim?!_
Çuvallıyorsun!”
Oruç Aruoba, ile
“Özlem, dilektir.”
Oruç Aruoba
“Yaşamda en önemli erdemin,
vermek olduğunu göreceksin-
ama, hep, yıllar boyu
boyuna aldıktan sonra...

O kadar çok almış olacaksın ki,
vermeyi öğrenmen neredeyse olanaksız
hale gelmiş olacak.

Oysa, bir kez başka türlü bakabilseydin yaşama;
bir kez, kendini farklı bir biçimde görebilseydin,
ne kadar kolay olabilirdi vermeyi öğrenmen...”
Oruç Aruoba, de ki işte
“Başka tutsaklıklardan kaçmak için yaptıkları, kişiyi öyle bir duruma getirebilir ki, kendi kişi olma koşulları onu en sıkı tutsaklığa yöneltir: kendi kendisinin tutsağı olmaya...
Kişi, başkalarının tutsağı olmaktan kurtulurken,
kendi kendisine tutsak düşer - kişi, hep, tutsaktır :
başkalarının, ya da, kendisinin...”
Oruç Aruoba, yürüme
“Kişi kendi yerini bir kez yitirmeyegörsün -
artık, her yer, girip çıkabileceği
-çıkmak üzere girebileceği -
bir yer haline gelir.”
Oruç Aruoba, yürüme
“Ama sadece beni götür-" diye eklemiştin, arada.
Ne yapabilirdim ki - bütün kendimi götürdüm seni götürürken; o "kendim'de de, ne çok birikmiş bozukluk, ne çok kendime aykırılık, ne çok saçma sapan takındılar, vardı- biliyorsun; öğrendin, onları, yavaş yavaş, beni tanırken.
Tanıdın.
"Sadece beni" işte - önemli olan oydu, başka değil...
Tanıdın.”
Oruç Aruoba, ile
“Aklaşan grilikte duruyorum
yeşilleşen mavilik
kararan saydamlık
azalan tirşe:
o mor
hiç olmadı
mı?

O tek renk
bulunmadı
mı?
Kızıltılı
kahve
rengi.

Siyah.
Beyaz.
Ah,
az
hiç olmadım
mı?

Bulunamadım
mı?”
Oruç Aruoba, hani
“Sana kendimden bir şey getirmiştim.
Bir yerde oturuyorduk, konuşarak. Nasıl olduysa, garsonlar masayı toplarken, getirdiğimi de alıp kaldırmışlar. Çıktık. Bir araca tam bindik ki, senin aklına geldi - çantana bir baktın, ve hemen, "İniyoruz" dedin. İndik. Geri gidip bulup aldık sana getirdiğimi; araç sırasına geri döndük.
O, kesin, "İniyoruz" demen, belirleyiciydi - içime ışık dolmuştu, sen bunu söyleyince-
Her şeyi, apaçık, ortaya koyuyordu:-
Önem veriyordun - benim olan; benden sana gelen, önemliydi senin için- kararlıydın:-
En temelidir bu, ilişkinin: önem vermekte kararlı olmak.
Bunun önemi de, hiçbir öndüşünce taşımamasında : öyle, kendiliğinden, oluşuvermesinde; sanki, hiç düşünülmeden, hesaplanmadan, amaçlanmadan, yapılıvermesinde.
İlişkinin kendisi gibi...”
Oruç Aruoba, ile
“Şimdi gene, dışıma çıksam
Gitsem, eski yerlerime baksam
Kendimi bulamayınca korksam
ge
ne
de
ne
yapsam
yap
sam.

Çık
acağım-ağacım
ağlayacağım-
yol
yok.”
Oruç Aruoba, hani
“Birleştiremiyorum içindeki kopukluklarla dışımdaki bozuklukları;
yazdıklarımsa hep, yansılarda
n, yansılar.”
Oruç Aruoba


All Quotes | Add A Quote
Play The 'Guess That Quote' Game

ile ile
626 ratings
de ki işte de ki işte
508 ratings
uzak uzak
348 ratings
hani hani
336 ratings